9 Şubat 2020

şubat çelıncı 6-7-8-9-10 geziler gezilemeyenler

bu yıl yapmak istediğim bir gezi: 
bok gibi çevirdim, gezi yapmak nedir di mi? neyse...

beni heveslendiren bir gezi fikri var mı bilmiyorum. iki gün önce uçak kazası olmuşken ve zaten oldu bitti ayaklarımın yerden kesilmesi beni her türlü tedirgin ediyor, o uçak her yükselişe geçtiğinde göz kararmaları eşliğinde bayılacak gibi hissediyorken nereye gideyim? hâlen aklım almıyor, yere sağlam inen uçak nasıl o hâle geldi? 
benim gibi "ohh sonunda havada değiliz, yere indik çok şükür" diyen insanlar vardı o uçakta. bak neler oldu indikten sonra? kime isyan edeyim. inecek pist var, dümeninde eğitimli pilot var, uçak sağlam... aklım almıyor. 

karayolları ayrı facia. en son izmir-aydın yolunda iki tırın arasında kocama "uzaklaş şunlardan! üstümüze üstümüze geliyorlar" diye bağırırken kapı koluna yapıştığım o ânı hatırlıyorum. sanki kapının koluna yapışmak kurtaracak beni. biraz fazla kaygılı olabilirim ama tırcı sormuyor ki hiç kendine orta şeritte 120 ile gitmek bir tır için normal mi, yolda kendinden başka canlı var mı? 

yollarda olmaktan keyif alan biri değilim. bazen bu doğu ekspresi fotoğraflarına özeniyorum. trende o kendi içine kapanma hali falan ama sonra aklıma trenin tuvaleti geliyor. sevmiyorum umumi tuvalet. 

ama ölmeden önce yanımda kızlar ve çok çok çook parayla las vegas'a gitmek isterdim. 

bunca yıllık blogculuk hayatımda sanırım hiç bahsetmedim ama iskambil kağıtları ile oynanan oyunlara büyük zaafım var. öyle kolu çek eşleştir paralar aksın falan değil, kumarda gözüm yok ama pokermiş, evde oynanan 51'miş falan bunlarla çok eğleniyorum. poker sonrası da türlü zibidilikler, martiniler tekilalar falan... yaşasa frank sinatra bile dinlerdik  gitmişken, şahane olurdu. 

ilk üç önceliğim: 
- her neredeysem orada mutlu olayım. beni mutlu etmeyen işi de evi de yel alsın. 
- sağlıklı olmak için yeterince çaba harcamasam da sağlık eksik olmasın.
- hayatımda sadece sevdiğim, bana iyi gelen insanlar olsun. onun da gerisini yel alsın.

önceden gezdiğim yerler : 
demin yukarıda yolculukla ilgili anlattığım sebepleri de düşününce çok bi' gezmişliğim yok. şuraya gittiğim yerlerin tabelalarıyla falan çekilmiş fotoğraflar dizmek isterdim alt alta ama öyle bi' alışkanlığım da yok. bazı yazlık yerler ve kıbrıs'ın orası burası diyerek sorudan kaçmak istedim. 

eylemlerim sözlerimle örtüşüyor mu?:
kendimi sürekli gaza getirmeye çalışan bi' tipim, bu heyecanım yüzümden çok anlaşılmasa da, sakin sakin dursam da "evet bunu yapayım" dediğimde genellikle yaparım. birisi bir şey danışsın mesela "hımm bi düşüneyim" der o soruya verecek cevap bulana kadar deli gibi araştırırım, laf olsun diye cevap vermem. kabalık sevmem, nezaketin gücüne inanıp dünyadaki herkese ve her şeye karşı öyle olmaya çalışırım. kimseyle kavga ettiğim görülmez. uyuşuyor sanırım, bilemedim. 

geçen yıl kendim hakkında öğrendiğim bir şey:
bu sorunun cevabının başka bir şey olmasını çok isterdim ama ilk aklıma gelen 2019 sonunda öğrendiğim ve beni duvara çarpan o şey oldu: doğurganlığımın devam etmesi için gereken yumurta sayım oldukça düşükmüş. yani bu 'bir çocuk doğurmak için fazla zamanımın kalmaması' demek. ne yaparsan artık artmayan, gittikçe azalan bir şey. üzücü bir şey.

geriden gelip fazladan bir soru bile cevapladım, daha ne olsun. yarın da gelip sıradan şeyler yazmak istiyorum. eski günlerdeki gibi böyle gündelik ev hallerini. bebelere atkı ve bere  örecektim, onlar bitti. güzel fotoğraflarını çekmeyi becerebilirsem onları şaaparım. kalan iplerden ne yapacağımı düşünürken örgü oyuncaklar yapmaya başladım. örgü sepetinden dik dik bana bakan kulakları eksik bir ayı var şu an salonda. belki bu gece oturur ayıyı kulaklarına kavuştururum. yarın görüşürüz. 

öptüm.


4 yorum :

  1. Ay Las vegas <3 Utanarak söylüyorum, ben de sevmeme rağmen her defasında kuralları unutuyorum. Arkadaşlarla oturduğumuzda sürekli bir "previously on.." özeti geçirtiyorum :D

    Umumi tuvaletler yolculuklarda can sıkabiliyor. Özellikle yurtdışında. Geçenlerde bir yere gittim (ismini boşver). Şehirlerarası tuvaletler evlere şenlik. Iy. // Bütün güzel dileklerin gerçekleşmesi dileğiyle!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kuralları unutsa da 'hadi!'deyince benimle poker oynayacak arkadaşlara hasretim. kahretsin ki kimseler sevmiyor çevremde böyle şeyler. keşke hiç değilse arada bir şöyle havalı havalı poker nightlar olsaydı hayatımda.

      son yaptığım şehirlerarası yolculuğun üstünden sanırım bi' 15 sene falan geçti. en özlemediğim yanı o buz gibi tuvaletler. gözümün önüne hep bi' bacağını kaldırmış abdest almaya çalışan ablalar geliyor. akrobat gibi hem de buz gibi suyla!

      olsun dileklerimiz artık ya. buna da çok çok hasretiz.

      Sil
  2. Şalanj yapmaya geldim.

    6. Ay ben de sevmiyorum yola çıkmayı ama yola çıkınca seviniyorum. Her şey olacağına varır türü bir insan evladı olduğum için uçaktan da korkmuyorum. Bu sene bir hafta sonu Mardin'e gitmek istiyorum, bir hafta sonu da Urfa'ya.

    7. Üç önceliğim: kahve, köpek, kitap.

    8. Çok bir yer görmedim, göreyim gibi bir iddiam da yok. Ay çok üşeniyorum gerçekten bazen her şeye, bavuldu, oteldi. Ama çok ısrar ederlerse beni Roma'ya ışınlayabilirler mesela, hiç karşı çıkmam. Ya da bundan sonra hep ve sadece Roma'ya gideceksin deseler, ona da sevinirdim.

    9. Eylemlerim sözlerimle örtüşmüyor. Sözlerim 10 birimse mesela, eylemlerim 1 birim. Sırf laf, nerdeyse sıfır icraat. Ama çalışıyorum bu mesele üstünde.

    10. Geçen yıl kendim hakkında bir şey öğrendiğimi sanmıyorum. Herhalde ben artık bir şey öğrenmiyorum ya, öyle geliyor bana. Buraya kadarmış öğrenmeler. Zihnibeyciğim geçenlerde dostluk, arkadaşlık hakkında yazmıştı ya. Sonra senin oraya yazdığın yorumu da okudum filan, valla o günden beri sürekli düşünüyorum. Kendi arkadaşlıklarımı düşünüyorum, canım çok sıkılıyor, bir sürü şeye inanılmaz sinirlendim. Ne yapacağımı bilmiyorum, içime kapandım şimdilik. Belki bu konuda bir şey öğrenmişimdir, öğrendiysem de 2020 sınırları içinde oldu o.

    Senin bu 10 numaraya verdiğin cevap da yemin ederim içimi yakıyor, empati yapabildiğimden de değil, biliyorsun çocuk konusundaki ayıca hislerimi. Seni sevdiğimden, seninle dertleniyorum ay allahım. Bir buluşabilsek de kusana kadar konuşsak.

    Ördüğün şeyleri de görmek istiyorum ayrıca, lütfen koy buraya ♥♥♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok seviniyorum burada şalanj yapmana! :)

      önceliklerin hayatta belki de ekmek ve sudan sonra ihtiyacımız olan ilk 3 şey. gerisi epey yalan, bunlar yeter insana hakikaten.

      roma'ya beni de götürsene diyeceğim ama olmaz. bize bir üçüncü lazım, böyle gaza getirecek, hadi deyip arkamızdan örgü şişi, odunla falan dürtecek. ay insanlar nereleri geziyor, biz daha birbirimize gelemedik.

      arkadaşlık konusu çok değişik. neye sinirlendiğini, neyin seni bu kadar düşündürdüğünü bilemedim tabii şimdi ama sanırım canını sıkma diyeceğim sadece. dünyan zengin senin onu biliyorum. kitap, köpek ve kahve var. çok küfür edesin gelirse falan ara beni, birlikte söveriz.

      içini yakan cevap hayatımın kalbinin ritmin değiştirdi son yıllarda, öldürmüyor ama güldürmüyor da. olan biten karmakarışık. masallarda ona doğru yürüdükçe uzaklaşan şato var ya, biraz ona döndü. yolun sonu koca bir hayal kırıklığı mı yoksa şato yokmuş ama masal yine de mutlu bitmiş gibi bir şey mi olacak bilmiyorum. masal-şato metaforunu şimdiye kadar hiç düşünmemiştim ve hiç anlatamadım yine. olsun, kalbimiz bir. keşke buluşaydık birer kadeh de buna içerdik.

      Sil