dün ve bugün biraz örgü ördüm. ortaya çıkanları buraya koymayı hem çok istiyor hem de tek tek fotoğraflarını çekmeye çok üşeniyorum. ama yakın zamanda çözeceğim bu işi.
bugün belki biraz dizi överim demiştim ama bu konularda iyi değilim. lakin bu işi epey iyi yapan birini tanıyorum ve o kişi de bawer. son on yıl içerisinde bawer çakır imzalı bir yazıya denk geldiyseniz bir yerde, siz de kendisini tanıyor olabilirsiniz. benim tanışıklığım âbim yüzünden, birbirlerine hemşiiiire diyorlar, bende araya kaynayıp her ikisinin de hemşiiiresi oluyorum tabii. neyse, bawer hep iyi yazılar yazar. bir süredir bu instagram sayfasında (fakfukfon tv) dizi önerileri yapıyor. sayfanın mottosu şu: "maço hetero erkekler hakkında olmayan dizilerin/belgesellerin/şovların peşinde bir arşiv çalışması. niyeti ciddi." valla öylesine hasretim ki böyle bir mottoya ben, her şeyin erkekler hakkında olmasından aşırı sıkkın, kadın kahramana, kuir karaktere açım. o yüzden üç beş dizi değil, iyi bir kaynak önermek daha mantıklı bir fikir gibi geldi.
ben bu aralar her gece gilmore girls izliyorum. kaçıncı kez baştan izlediğimi bilmediğim canım gilmore girls, cnbc-e'nin kanal e olduğu günlerden yadigar. bir şeylerin beni alıp bambaşka bir yere götürmesine ihtiyacım vardı, aklıma ilk gelen de bu oldu. şu son iki haftadır uyku öncesinde lorelai, rory ve luke ile olmak bana çok iyi geliyor. bir de emily var, canım emily.
bir de ekşi şeyler'de şöyle bir sayfa var önerebileceğim. netflix'te gizlenmiş kategorilere ulaşmak için ipucu yazısı, epey işe yarıyor.
zavadak dayı'yı gördünüz mü? manavgat'ta kaza yapan sarı kazaklı arkadaş, türkiye'nin insan olup dile gelmiş hali gibi. hem suçlu hem güçlü hem de komik. remixini de yapmışlar, çok bunalınca açıp izliyoruz kocamla.
oldum olası ev sayfalarını gezmeyi çok severim. şu köşeyi beğendim en son.
lilly'nin renkleri karıştırma zevkini,eşyalarını, duvarındaki posterleri, yatak örtülerini, halılarının çoğunu ve nerede kullandığını anlayamadığım o lavabosunu çok beğendim. yani şunu:
şöyle lavabo yapmak çok mu zor sayın banyocular? neden hep sıkıcı beyazlara tâlim etmek zorundayız. benim çocukluğumda soluk yeşil klozetler vardı ve çok severdim onları. o zamanın orta sınıf banyoları artık "retro bahtroom" gibi başlıklarla çıkıyor karşıma, retro! 30 sene öncesinin klozetine bile sahip çıkamıyoruz ya, çok üzülüyorum. bir o kadar da sevmeyeni vardır elbette o yeşil banyoların ama niye sevmediğimiz her şeyi (işe yaramasına rağmen) atıyoruz bilmiyorum. ikinci el satış denilen şey kişilerin seçimine bırakılmamalı (ister atar ister satarım=no!) bunun bir kanunu, kuralı falan olmalı, ne bileyim en azından bir kuruldan falan geçmeli bu atılacak şeyler önce, ona göre tasnif edilmeli. bir gün ülkenin başına geçersem ilk bunu yasaklayacağım.
akşama doğru onedio'ya baktım biraz. zaman geçirmelik, eğlenceli 20 site derlemişler internetten. ben en çok radioo.com'u yeniden bulduğuma sevindim. dünya haritasından bir ülke ve tarih seçiyorsunuz. o tarihte, o ülkeden müzikler çalmaya başlıyor. türkiye'de adını bile duymadığım şarkıcılar çıktı birkaç kez karşıma. ara sıra da gidip şili, kolombiya falan güney amerika ülkelerinde geziyorum, peru'dan çok güzel şeyler çıkıyor. manyak gibi niyeyse 40'larda almanya'yı dinleyeyim dedim, bir anda etrafımda çirkin kurlar yapan ss subaylarıyla dolu bir salonda buldum kendimi. oralara gitmeyin. yunanistan'a gideyim dedim, 80'lere. komşu beni epey şaşırttı. şöyle bir şarkı varmış.
çevirisine baktım, sözler de bi' acayip. beğendim.
annemin dünkü fotoğraf hediyesi şuydu:
facebook duvarına yapıştırıp "hadi kalk denize gidelim" yazdım. ertesi gün konuştuğumuzda, fotoğrafa bakıp güzel hayaller kurduğunu söyledi. bekle bizi şelllllâle!
sigarayı azaltmaya çalışıyorum. kocam az içiyordu, günlerdir hiç içmiyor. ben de başaracağım umarım.
defneciğim ve annesiyle görüntülü sohbetler ettik. kocaman kız oldu artık ama bana hep bebek. facebook'ta şöyle bir şey paylaşmış, görünce çok içlendim.
bugünlük bu kadar sanırım.
öptüm.
sigarayı azaltmaya çalışıyorum. kocam az içiyordu, günlerdir hiç içmiyor. ben de başaracağım umarım.
defneciğim ve annesiyle görüntülü sohbetler ettik. kocaman kız oldu artık ama bana hep bebek. facebook'ta şöyle bir şey paylaşmış, görünce çok içlendim.
bugünlük bu kadar sanırım.
öptüm.

