twitter'a üç gün girmeyeceğim demiştim, bugün üçüncü gün. çok yerinde bir kararmış, yok artık twitter falan. haber de izlemiyorum. dünya yanarsa buradan bi' ses edersiniz. kapadım çünkü ben kendimi artık. gerçi gamlı baykuş kocam izlemediğim haberleri laf aralarına sokuşturup illa ki gündemime sokmaya çalışıyor ama onu da evden atacağım az kaldı.
bugün öğlen tam balkon kapısını kapatırken bir yetişkin sarmanı ağzında yavru bir kara kediyle gördüm. boğazlıyor diye aklım çıktı, hoşt hışt pışt falan dedik ama bırakmadı sarman yavruyu tabii. sonra kahraman kocam sokağa koştu, sarmanla kocamın kovalaması sürerken oradan iki genç kız geçiyordu. neyse ki oldukça kedici tiplermiş onlar da, kızlardan biri sarmanın bir anlık dalgınlığından faydalanıp kaptı yavruyu. kocam rica etmiş, "bizde ayı yavrusu var ne olur siz alın bunu, bi' kendisine gelsin" diye. kızlar sağ olsunlar alıp gitmişler ama sonradan içimize dert oldu. bizim "yavruyu boğazlamaya geldi bu pis eril" dediğimiz kedi acaba anası mıydı ya? sarman kaçınca dişi mi erkek mi emin olamamış çünkü. allahım ya lütfen durduk yere bir aileyi dağıtmış olmayalım. çok aklım takıldı, umarım yavruyu kurtaralım derken bir bok yememişizdir. biraz daha bunun üzerine düşünürsem oturup ağlayacağım.
müzikli mimde kendimi tarif eden bir şarkı bulmam lazımdı. kaç gündür o şarkının peşindeyim, beni tarif eden şarkı bulamadım. âbime sorayım dedim, şöyle bir cevap geldi:
sebebini de sordum ama çok övdü durup dururken beni, o yüzden o kısmı şaappmicam.
sonraki soru, içinde yemek adı geçen bir şarkı bulmamızı istiyor. cağnım fermina içki adı vermiş ben de ondan yüz buldum, benim gıdalı şarkım pennyroyal tea.
kurt cobain bu çayı "bitmeyen mide ağrıları için tüketiyordu" diyenler var, "hayır onunla alakası yok, kafayı bulmak için bu kadar kıymet veriyordu kendisine" diyenler var. artık ne işe yaradığını bilemiyorum. ergenliğimde grunge arkadaş grubumuzun da ikiye bölnümesine sebep olmuş bir şarkıdır kendisi. bazılarımız albüm versiyonunu savunurken bazılarımız unplugged hâli için can veriyordu. tarafımı şu şekilde belli edeyim:
sıradaki soru bütün sözlerini ezbere bildiğimiz bir şarkı soruyor. aslında kolay öğrenirim şarkı sözlerini, o yüzden saysam şimdi çok var ama esas gururlandığım şu:
yemin ederim baştan sona biliyorum. ve en güzel tarafı şu ki bu şarkıyla çocukların aklını başından alıyorum. "youtube'a yazın en zor şarkı neymiş?" şeklinde attığım olta üzerine bu şarkının çıkması, benim tek nefeste şarkıya eşlik edebiliyor olmam falan akıllarını alıyor. hatta teneffüste koşup okuldaki bütün çocuklara hava atıyorlar "bizim örtmen dünyanın en zor şarkısını biliyor" diye.
ekmeğini çok yesem de tabii bu iddiayla öğrenmedim. kendimce çok daha sanatsal kaygılarım varken, çok sevdiğim bir ressamın resimlerine klip yapayım derken yanlışlıkla ezberledim şarkıyı. klip bu:
hikayesini de başka bir gün anlatırım artık.
rattatta
ya
ribirabi
dillaba
ritsdan
dillan
dellando
habarittatta
.
.
.
öptüm