sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2020

ayy n'oluyor yahu!

ikinci dünya savaşı sürerken floransa'da bir müze müdürü olsanız davut'u nasıl korurdunuz?

o günü yaşayanlar şu şekil korumuşlar:




bir arkadaşımla yazıştım. kendisi bir uzak yol gemi kaptanı. akdeniz'in bir ucundan karadeniz'in bir ucuna maden taşıyor ve limanlarda inmiyorlarmış artık. "gemide doktor var mı, birisi hasta olunca ne yapıyorsunuz?" dedim. "öyle bir şey yok, hasta olanı gaste kağıdına sarıp denize atıyoruz" dedi. durduk yere güldüm sayesinde. bugün bana bir mektup yazıp yollamış. ama mail falan değil, tükenmez  kalemle bir kağıda yazmış sonra onun fotoğrafını çekip yollamış. gözlerim doldu, en son ne zaman birisi benimle ilgili böyle güzel laflar etmişti ve en son ne zaman buna böylesine ihtiyacım vardı bilmiyorum. öyle güzel laflar etmiş ki burada paylaşamam. bir manyağın kendini övmesi gibi olur. sevgili rabbimden herkese böyle denizler ötesinden yüz güldüren, göz dolduran arkadaş dilerim. 

en son deniz otobüsünde yazmışım, günlerden salıydı. 2 gün sonrasında yani o perşembe eve geldim. her şey bir distopyaya dönüşmemişti henüz ama böyle olacağını garip bir şekilde öngörmüştüm. o perşembeden beri evden sadece üç kez çıktım. 

üst katta oturan annemlere bile gidemiyorum ya hastaysam diye, marketten onlar için aldıklarımı kapıdan teslim edip kaçıyorum. evde canları çok sıkılıyor diye kendimce yeni şeyler icat etmeye çalışıyorum. mesela her gece o uyurken facebook sayfasına güzel çiçek fotoğrafları bırakıyorum. çiçekten biraz sıkılmıştır diye dün de bir kuzu bırakayım dedim. kuzuları çok sever, çok mutlu olmuş. o da artık her sabah "bakalım duvarımda bugün ne var?" diye heyecanla açıyormuş facebook'u. çok değişik günler yaşıyoruz. kuzu bu: 



tüm bunları bu şekilde yazmak için gereken motivasyonu cağnım minoshka'mda gördüğüm kanatlı kedi'nin davetinden almış bulunmaktayım. yaza yaza hakkından geleceğiz bu günlerin. 

neyse gideyim de sims falan oynayayım biraz. yarın da gelir dizi överim belki burada. 

öptüm. 




3 Şubat 2020

merhaba!

bu dördüncü blogum ve fark ettim ki yaklaşık dört senede bir bana bi' haller oluyor ve yeni bloglar açıp macerama öyle devam ediyorum. yine öyle bi' geldiler işte. 

bu kadar uzun süre yazmak ne güzel diyorum hep ama istikrarla bu işi sürdürmek çok kolay değil, en azından benim için. nasıl başlayacağımı düşünürken gittim pinterest'e journal prompt yazdım karşıma bu çıktı. 

altta şubat ayı içi olan da vardı ama soruların çoğu içimi açmadı, kalanlar da zaten önceden hakkında yazdığım şeylerdi. şubata fazla gelen o son iki soruyu da yapmam sanırım. aman derdim bu olsun. 

öyle işte, bugün ilk 3 günle başlıyorum. şubat boyunca burada olmaya çalışacağım her gün. o arada gündelik olan bitenleri de şaaparım. 

#1: olmasını en çok beklediğim şey: 
daha ilk sorudan pas diyeceğimi hiç düşünmemiştim. yazabilirim sandım ama olmadı, yazıp yazıp sildim. bence yazmama gerek de yok, beni biraz olsun tanıyıp da şunu okuyan varsa zaten biliyor. sadece gelecekteki kendime bir notum var: olduysa ne güzel. olmadıysa da belki böyle gerektiği içindir, üzülme. 

#2: bu ay hedeflediğim üç şey: 
havai fişeklerle ilan etmeyi istesem de kesinleşmeden nümayişe çevirmek istemediğim haberi bu vesileyle vereyim, yazdığım çocuk kitabı epey havalı bir yayınevinden çıkıyor. kesinleşmekten kast ettiğim, sözleşmeye atılacak imzalar. o imza dışındaki şeyler tamam. geçen hafta gittim görüştük, onlar mutlu ben mutlu. yayın koordinatörü, son aylarda kendilerine gelen 60 dosya içinden 10 tanesinin seçildiğini, benimkininse en beğendiklerinden biri olduğunu söyledi. 

ilk hedefim kitabın tüm düzeltmelerini bitirip "tamam işte bu!" diyebilmek ki aslında dedim bence bunu. sadece aynı şeyle çok fazla içli dışlı olunca insanın kafası bir acayip oluyor, yüz defa baktığım şeyde gözümden kaçan yazım hataları, eksik harf vb var hâlen. 'gitmesi' yazmam gerekirken 'gimesi' falan yazmışım mesela. 

ikinci hedefimde de fena durumda değilim. aklımda iki kitap projesi daha var. biri daha çok ajanda gibi bir şey, diğeri ise çocuklara yazılmış gibi görünen ama ebeveynlere de "he kızım bak sana diyorum gelinim sen anla" cinsinden bir kitap fikri. ajanda gibi olanın  (ki ismi bile hazır) yaratıcı birkaç fikre ihtiyacı var, üzerine düşünüp onu tamamlamak istiyorum bu ay içinde. diğerini bitirmek bu ay içindeki hedeflerimde yok ama yine de kafamdakileri yazıya geçirsem çok iyi olacak. 

üçüncü hedef sigarayı bırakmak olsun mu? evet, tamam üçüncü hedefim bu!

#3: on sözcükle bir gününü anlat:
on sözcük olmasın o, on madde olsun. 

1.  uyan
2.  pencereleri aç. 
3.  kahve iç.
4.  bir şeyler ye.
5.  ortalığı topla.
6.  dışarı çıkacaksan hazırlan. evdeysen bilgisayarı aç. 
7.  bilgisayardaki işlerini yap. 
8.  anneyle zaman geçir. 
9.  kitap oku. 
10. bir şeyler izlerken uyumaya çalış. 

bu arada fark ettim ki 1.ve 4. sorunun cevabı neredeyse aynı. yarın onun yerine, 2020'de okumak istediğim kitaplardan bir liste yapayım diyorum. sonra yine 5. günden devam ederim. 

hayalimdeki şubat hiç de camdan gördüğüm gibi değil, tam olarak şöyle bir şey diyerek gidiyorum. 

öptüm.